Sırat-ı Müstakim’den ayrılan Tatar Müslüman aydınlar tarafından kurulan derginin ana hedefi Müslüman ülkeleri birbirinden haberdar etmek ve İslam birliğini tesis etmektir.
Şehbenderzade Ahmed Hilmi tarafından neşredilen Hikmet, körü körüne Batı hayranlığına düşmüş sözde aydınlara karşı mücadele eden İslamcılığın önemli yayın organlarındandır.
Eser
Sırat-ı Müskatim, 183. Sayısı itibariyle Sebîlü’r-reşâd adıyla yayımlanmaya başladı. Dergi, Takrir-i Sükûn Kanunu’yla kapatılana kadar 641 sayı neşredildi.
Enver Bey ve Talat Bey’in başını çektiği bir grup İttihat ve Terakki üyesi tarafından hükûmet binasının basılmasıyla gerçekleştirilen askerî darbe sonrasında iktidar İttihat ve Terakki’nin eline geçmiştir.
Eser
Tatar Müslümanlar tarafından yayımlanan İslam Dünyası’nın odağı Tearüf-i Müslimin’den farklı olarak Osmanlı Müslümanları ile sınırlıdır.
Kısa yayın hayatına rağmen, farklı edebî eserleri ihtiva etmesinin yanında, devrin siyasî, sosyal, kültürel ve askerî meselelerini edebî eserlerde konu eden dergi medrese öğrencileri tarafından çıkarılmıştır.
Ziya Gökalp’in de yazarlarından olduğu mecmua Türkçülük ile İslâm’ı bağdaştırmak niyetindedir. İttihat ve Terakki’den ödenek alarak yayımlanan derginin düsturu “dini bir hayat, hayatlı bir din”dir.
Cihân-ı İslam, Cem‘iyyet-i Hayriyye-i İslâmiyye tarafından I. Dünya Savaşı ortamında Türkçe, Arapça ve Urduca yayımlanan bir propaganda dergisidir.
Meşihat makamının fetva, hüküm, karar, tâlimat, nizamnâme ve haberlerini yayımlayan dergi bir resmi bülten hüviyetindedir.
Tüm İslam dünyasını ilgilendiren savaş süresince İslamcı neşriyat halkın maneviyatını güçlendirmek üzere savaşı sık sık büyük bir cihad olarak sayfalarında işlemiştir.
Olay
Çanakkale muharebeleri İslamcı neşriyatın sıklıkla ele aldığı bir mevzudur. Akif’in “Çanakkale Şehitlerine” şiiri bu zaferi anlatan destansı bir metindir..
Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesi olan Abdülhamid, Batı’ya karşı dengeci, Doğu’ya karşı İslamcı politikalar izlemiş, ülke içinde mutlakiyeti güçlendirmiştir. İktidarında Abdülhamid’e muhalif olan İslamcılar ölümünün ardından onu daha fazla sahiplenmişlerdir.
Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul 13 Kasım 1918’de işgal edildi. İşgal İslamcılar tarafından yoğun şekilde protesto edildi.
Olay
İslamcıların sıkı bir biçimde içinde yer aldığı Milli Mücadele dönemin İslamcı dergilerinde de ciddi bir yer tutmaktaydı.
15 Mayıs 1919’da İzmir’in İşgali üzerine Türk Ocağı ve Karakol Cemiyeti tarafından düzenlenen mitinglerde işgale karşı halk direnişi gündeme getirildi.