Halim Sabit Şibay ya da bilinen adıyla Kazanlı Halim Sabit, Kazan’da Simbir vilâyetine bağlı Küçük Tarhanlı köyünde doğdu. Babası, İdil-Volga havzasında hüküm süren Bulgar-Türk mirzalarından Şibay sülâlesine mensup Sâbir Can Efendi, annesi Hayat Hanım’dır. İlköğrenimine 1890 yılında İdil boyundaki Sâmerrâ şehrinin yeni usulle eğitim veren yatılı okulunda başladı ve orta öğrenimini de burada tamamladı. 1897’de İdil boyu Simbir vilâyeti içinde Ulutarhan’daki Medrese-i Halîmiyye’de okudu. Bu arada Rus lisesine girerek buradan da mezun oldu. Daha sonra bir müddet Orenburg’daki Hüseyniye Medresesi’nde müderrislik yaptı.
Halim Sabit 1901’de İstanbul’a gitti ve Mercan İdâdîsi’ne girdi. Bir yandan da Fatih Camii’nde devrin tanınmış âlimlerinden Dağıstanlı Abdülfettah Efendi’den ders aldı. Şubat 1906’da Mercan İdâdîsi’ni bitirdikten sonra Dârülfünun İlâhiyat Şubesi’ne girdi. Temmuz 1910’da buradan mezun oldu. Ayrıca idâdîlerde muallimlik hakkını elde etmek için yapılan imtihanı kazandı.
Orta Asya’daki Türk topluluklarının hayat tarzını inceleyip araştırmak maksadıyla Türkistan’a doğru Altaylar’a kadar uzanan bir seyahate çıktı. Bu sırada uğradığı Kazan’da Züyebaşı (Züvebaşı) köyünde Mehmed Rahim Abdürrezzakov’un kızı Zeliha Hanım’la evlendi (2 Ekim 1911). Geziye ait notları ve tespitleri daha sonra “Altaylar’a Doğru” adıyla seri makaleler halinde Türk Yurdu dergisinde yayımlanmıştır.
Halim Sabit Şibay, Türkiye’ye döndükten sonra ulûm-i dîni (din bilgisi) öğretmeni olarak Gelenbevî İdâdîsine (1912) tayin edildi. 1914’te Dârülfünûn’un Ulûm-ı Şer’iyye (İslami İlimler) şubesinde Mahmud Esad Efendi’nin yanında târih-i din-i İslâm (İslâm tarihi) ve târîh-i edyân (dinler terihi) dersleri müderris yardımcısı olarak başladı. Aynı yıl Mahmud Esad Efendi’nin Şurâ-yı Devlet (Sayıştay) Tanzimat Dairesi başkanlığına getirilmesi üzerine onun yerine müderris sıfatıyla ders vermeye başladı. Dârülfünûn’un yeniden düzenlemesi sırasında Ziya Gökalp’in önerisiyle Edebiyat Fakültesinin çeşitli kürsülerine davet edilen genç müderrislerin arasında Halim Sabit de bulunuyordu. Buradaki görevi, okuttuğu dersin kaldırıldığı 1919 yılına kadar devam etti.
Müderrislikten ayrılmak zorunda kaldığı tarihten sonraki yirmi yıl içinde (1919-39) ticarî faaliyette bulundu. Bu dönemde, zaman zaman Türkiye’ye gelip gittiyse de vaktinin büyük bir kısmını belli başlı Avrupa şehirlerinde ve özellikle Baltık ülkelerinde geçirdi. Almanya, Avusturya, Bulgaristan, İngiltere, İtalya, Macaristan, Romanya ve Rusya’ya seyahatler yaptı. Bu ülkelere afyon, tütün, halı ve çeşitli gıda maddeleri ihraç etti. Afyon ticaretinin devletleştirilmesi ve İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 1939’da Türkiye’ye döndü. Aynı yıl, Avrupa’da yayımlanan ve Türkçeye tercümesi için hazırlıklara başlanan İslâm Ansiklopedisi’nde önce hazırlık memuru, daha sonra da yayın bürosu kâtibi olarak 1944’e kadar görev yaptı. Son memuriyeti, 1944’te tayin edildiği Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavere Heyeti üyeliği oldu. Türk Bilgi Derneğinin İslâmiyat Şubesi kâtipliği görevini üstlendi ve Türk Ocağının faaliyetlerine katıldı. Türk-Alman Dostluk Cemiyetine girdi. Cumhuriyetten sonraki yıllarda da Türk dili kurultaylarının ilk üçüne “sâbık Darülfünûn müderrisi” sıfatıyla davet edildi. Ziya Gökalp’le birlikte Türk ocaklarının kuruluşuna katılıp daha sonraki çalışmalarda görev aldı. Şeyhülislâm Mûsâ Kazım tarafından Islah-ı Medâris (medreselerin düzenlenmesi) Kurulu üyeliğine seçildi ve 1914 yılında yayımlanan İslâm Medâris Nizamnamesi’nin hazırlanmasına katkıda bulundu.
Yazı hayatına öğrencilik yıllarında başladı. Rusya’dayken Tevcid-i Fennî, Şâkirdlik Âlemi, Cennet Malda Değil gibi bazı risalelerle Çocuk Dünyası adlı bir dergi yayımladı, Türkiye’ye geldikten sonra da çoğu dergi sayfalarında kalan, birçok makale yazdı. İçtimâiyyat Mecmuası, Yeni Mecmua, Sırât-ı Müstakîm, Bilgi Mecmuası, İslâm Mecmuası, Kırım Mecmuası, Hikmet ve Türk Yurdu gibi dergilerle Vakit ve Cumhuriyet gazetelerinde bir kısmı risâle ve kitap hacminde, çoğu araştırmalardan oluşan makaleler yazdı.
Halim Sabit Şibay 1946 yılında vefat etmiştir.
Halim Sabit 1901’de İstanbul’a gitti ve Mercan İdâdîsi’ne girdi. Bir yandan da Fatih Camii’nde devrin tanınmış âlimlerinden Dağıstanlı Abdülfettah Efendi’den ders aldı. Şubat 1906’da Mercan İdâdîsi’ni bitirdikten sonra Dârülfünun İlâhiyat Şubesi’ne girdi. Temmuz 1910’da buradan mezun oldu. Ayrıca idâdîlerde muallimlik hakkını elde etmek için yapılan imtihanı kazandı.
Orta Asya’daki Türk topluluklarının hayat tarzını inceleyip araştırmak maksadıyla Türkistan’a doğru Altaylar’a kadar uzanan bir seyahate çıktı. Bu sırada uğradığı Kazan’da Züyebaşı (Züvebaşı) köyünde Mehmed Rahim Abdürrezzakov’un kızı Zeliha Hanım’la evlendi (2 Ekim 1911). Geziye ait notları ve tespitleri daha sonra “Altaylar’a Doğru” adıyla seri makaleler halinde Türk Yurdu dergisinde yayımlanmıştır.
Halim Sabit Şibay, Türkiye’ye döndükten sonra ulûm-i dîni (din bilgisi) öğretmeni olarak Gelenbevî İdâdîsine (1912) tayin edildi. 1914’te Dârülfünûn’un Ulûm-ı Şer’iyye (İslami İlimler) şubesinde Mahmud Esad Efendi’nin yanında târih-i din-i İslâm (İslâm tarihi) ve târîh-i edyân (dinler terihi) dersleri müderris yardımcısı olarak başladı. Aynı yıl Mahmud Esad Efendi’nin Şurâ-yı Devlet (Sayıştay) Tanzimat Dairesi başkanlığına getirilmesi üzerine onun yerine müderris sıfatıyla ders vermeye başladı. Dârülfünûn’un yeniden düzenlemesi sırasında Ziya Gökalp’in önerisiyle Edebiyat Fakültesinin çeşitli kürsülerine davet edilen genç müderrislerin arasında Halim Sabit de bulunuyordu. Buradaki görevi, okuttuğu dersin kaldırıldığı 1919 yılına kadar devam etti.
Müderrislikten ayrılmak zorunda kaldığı tarihten sonraki yirmi yıl içinde (1919-39) ticarî faaliyette bulundu. Bu dönemde, zaman zaman Türkiye’ye gelip gittiyse de vaktinin büyük bir kısmını belli başlı Avrupa şehirlerinde ve özellikle Baltık ülkelerinde geçirdi. Almanya, Avusturya, Bulgaristan, İngiltere, İtalya, Macaristan, Romanya ve Rusya’ya seyahatler yaptı. Bu ülkelere afyon, tütün, halı ve çeşitli gıda maddeleri ihraç etti. Afyon ticaretinin devletleştirilmesi ve İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 1939’da Türkiye’ye döndü. Aynı yıl, Avrupa’da yayımlanan ve Türkçeye tercümesi için hazırlıklara başlanan İslâm Ansiklopedisi’nde önce hazırlık memuru, daha sonra da yayın bürosu kâtibi olarak 1944’e kadar görev yaptı. Son memuriyeti, 1944’te tayin edildiği Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavere Heyeti üyeliği oldu. Türk Bilgi Derneğinin İslâmiyat Şubesi kâtipliği görevini üstlendi ve Türk Ocağının faaliyetlerine katıldı. Türk-Alman Dostluk Cemiyetine girdi. Cumhuriyetten sonraki yıllarda da Türk dili kurultaylarının ilk üçüne “sâbık Darülfünûn müderrisi” sıfatıyla davet edildi. Ziya Gökalp’le birlikte Türk ocaklarının kuruluşuna katılıp daha sonraki çalışmalarda görev aldı. Şeyhülislâm Mûsâ Kazım tarafından Islah-ı Medâris (medreselerin düzenlenmesi) Kurulu üyeliğine seçildi ve 1914 yılında yayımlanan İslâm Medâris Nizamnamesi’nin hazırlanmasına katkıda bulundu.
Yazı hayatına öğrencilik yıllarında başladı. Rusya’dayken Tevcid-i Fennî, Şâkirdlik Âlemi, Cennet Malda Değil gibi bazı risalelerle Çocuk Dünyası adlı bir dergi yayımladı, Türkiye’ye geldikten sonra da çoğu dergi sayfalarında kalan, birçok makale yazdı. İçtimâiyyat Mecmuası, Yeni Mecmua, Sırât-ı Müstakîm, Bilgi Mecmuası, İslâm Mecmuası, Kırım Mecmuası, Hikmet ve Türk Yurdu gibi dergilerle Vakit ve Cumhuriyet gazetelerinde bir kısmı risâle ve kitap hacminde, çoğu araştırmalardan oluşan makaleler yazdı.
Halim Sabit Şibay 1946 yılında vefat etmiştir.
Hac ve Kabe -3
Dergi:
Sebilürreşâd
Sayı:
8. Cilt 188. Sayı
Yıl:
1912
Sayfa:
94-96
Hac ve Kabe -4
Dergi:
Sebilürreşâd
Sayı:
8. Cilt 189. Sayı
Yıl:
1912
Sayfa:
114-115
Hac ve Kabe -1
Dergi:
Sebilürreşâd
Sayı:
8. Cilt 186. Sayı
Yıl:
1912
Sayfa:
54-55
Hutbelere Dair: Hutbeler Hakkında Siret-i Nebeviye
Dergi:
Sırât-ı Müstakîm
Sayı:
1. Cilt 12. Sayı
Yıl:
1908
Sayfa:
179-180
İnsaniyet, Fikr-i Dinî, Medeniyet
Dergi:
Sırât-ı Müstakîm
Sayı:
1. Cilt 2. Sayı
Yıl:
1908
Sayfa:
27-30
Dinşinaslar ve Fakihler
Dergi:
İslam Mecmuası
Sayı:
3. Cilt 35. Sayı
Yıl:
1970
Sayfa:
760-767
Velayet-i Hukukiyye
Dergi:
İslam Mecmuası
Sayı:
3. Cilt 33. Sayı
Yıl:
1970
Sayfa:
727-729
Velayet-i Hukukiyye
Dergi:
İslam Mecmuası
Sayı:
3. Cilt 31. Sayı
Yıl:
1970
Sayfa:
696-699
Meşihat-ı İslamiye Teşkilatı
Dergi:
İslam Mecmuası
Sayı:
3. Cilt 29. Sayı
Yıl:
1970
Sayfa:
662-664
Velayet-i Diniyye
Dergi:
İslam Mecmuası
Sayı:
3. Cilt 30. Sayı
Yıl:
1970
Sayfa:
680-683