1892 yılında İstanbul Vefa'da doğmuştur. Babası Rifat Paşa’nın Şam mutasarrıfı olmasından dolayı çocukluğunun ilk yılları Şam'da geçmiştir. Daha sonra İstanbul'a gelerek Fatih İptidaisine (ilkokul) başlamıştır. İlkokulu bitirdikten sonra baba mesleği olan askerliğe tercih ederek Kuleli Askeri Lisesine başlamıştır. Teğmenliğinin ilk günlerinde ilk vazifesini alarak Arnavutluk harekâtına katılmıştır.
Edirne Muhasarasında Bulgarlara esir düştü. Esaret iki yıl sürdü.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile Mersinli Cemal Paşa'nın emrinde, Sina ve Filistin Cephelerinde mücadele etmiştir. Bu cephelerde gösterdiği başarılardan ötürü Dördüncü Ordu Zat İşleri Müdürlüğü vazifesiyle ödüllendirilmiştir.
Savaş sonrasında Milli Cephe'nin kuruluşunda faaliyet göstermiştir. İlk milli temsilci olarak Sultan Vahidüddin'le görüşmüş, sonrasında Ferit Paşa hükümeti tarafından tevkif edilmiştir. Bekir Ağa Bölüğü'nde hapsedilmiş ve idamla yargılanmıştır. Mersinli Cemal Paşa'nın Harbiye Nazırı olması üzerine idam cezası geri alınmış ve Harbiye Nazırının yaveri olarak vazifelendirilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nda Zonguldak-Bartın ve Havalisi Cepheleri kumandanlığına tayin edilmiş, Fransız kuvvetlerine karşı savaşmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle neticelenmesi üzerine ordudan ayrılarak yazı hayatına atılmıştır.
Tek parti döneminde Türkçülük ideolojisine yakın olan Atilhan 1946 yılından itibaren İslami düşüncenin en önemli iki fikir dergisi olan Sebilürreşad ve Büyük Doğu'da yazılar yazdı. Gerek yazıları gerekse siyasal etkinliğiyle o dönemde güç kazanmakta olan İslami hareketi büyük oranda etkilemiştir. Yazılarında yoğun olarak yer alan anti-semitik unsurlardan dolayı “Ortadoğu'nun Hitler”i olarak adlandırılmıştır. 1945 yılında Milli Kalkınma Partisi, daha sonra 1947'de kurulan Türk Muhafazakâr Partisi ve de İslam Demokrat Partisi'nin kurucularındandır.
1942 yılında zamanın hükümeti tarafından hükümet darbesi hazırlanıyor gerekçesiyle tutuklandı. 11 ay hapsedilmiş, fakat Mareşal Fevzi Çakmak'ın yaptırdığı tahkikatın ardından serbest bırakılmıştır. 1952 yılında Malatya'da Ahmet Emin Yalman'a yapılan suikastın sorumlusu olarak 11 ay süresince tutuklu kalmıştır.
Atilhan’a ait 74 eser ve çok sayıda makale bulunmaktadır. 1964 yılı Ağustos ayında Somali'de toplanan İslam Devletleri Kongresine davet edilmiş, ardından Kongrenin İcra Komitesi Başkanlığına seçilmiştir. 1967’de geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etmiştir.
Edirne Muhasarasında Bulgarlara esir düştü. Esaret iki yıl sürdü.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ile Mersinli Cemal Paşa'nın emrinde, Sina ve Filistin Cephelerinde mücadele etmiştir. Bu cephelerde gösterdiği başarılardan ötürü Dördüncü Ordu Zat İşleri Müdürlüğü vazifesiyle ödüllendirilmiştir.
Savaş sonrasında Milli Cephe'nin kuruluşunda faaliyet göstermiştir. İlk milli temsilci olarak Sultan Vahidüddin'le görüşmüş, sonrasında Ferit Paşa hükümeti tarafından tevkif edilmiştir. Bekir Ağa Bölüğü'nde hapsedilmiş ve idamla yargılanmıştır. Mersinli Cemal Paşa'nın Harbiye Nazırı olması üzerine idam cezası geri alınmış ve Harbiye Nazırının yaveri olarak vazifelendirilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nda Zonguldak-Bartın ve Havalisi Cepheleri kumandanlığına tayin edilmiş, Fransız kuvvetlerine karşı savaşmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle neticelenmesi üzerine ordudan ayrılarak yazı hayatına atılmıştır.
Tek parti döneminde Türkçülük ideolojisine yakın olan Atilhan 1946 yılından itibaren İslami düşüncenin en önemli iki fikir dergisi olan Sebilürreşad ve Büyük Doğu'da yazılar yazdı. Gerek yazıları gerekse siyasal etkinliğiyle o dönemde güç kazanmakta olan İslami hareketi büyük oranda etkilemiştir. Yazılarında yoğun olarak yer alan anti-semitik unsurlardan dolayı “Ortadoğu'nun Hitler”i olarak adlandırılmıştır. 1945 yılında Milli Kalkınma Partisi, daha sonra 1947'de kurulan Türk Muhafazakâr Partisi ve de İslam Demokrat Partisi'nin kurucularındandır.
1942 yılında zamanın hükümeti tarafından hükümet darbesi hazırlanıyor gerekçesiyle tutuklandı. 11 ay hapsedilmiş, fakat Mareşal Fevzi Çakmak'ın yaptırdığı tahkikatın ardından serbest bırakılmıştır. 1952 yılında Malatya'da Ahmet Emin Yalman'a yapılan suikastın sorumlusu olarak 11 ay süresince tutuklu kalmıştır.
Atilhan’a ait 74 eser ve çok sayıda makale bulunmaktadır. 1964 yılı Ağustos ayında Somali'de toplanan İslam Devletleri Kongresine davet edilmiş, ardından Kongrenin İcra Komitesi Başkanlığına seçilmiştir. 1967’de geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etmiştir.
Lozan mağlubiyeti bize yeter, Kıbrıs'ta bari aynı akibete uğramayalım
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 8. Sayı
Yıl:
1964
Sayfa:
3, 5
Yanlış Yol, İflas etmiş siyaset
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 9. Sayı
Yıl:
1964
Sayfa:
3, 13
Suratımıza çarpan acı hakikatler
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 10. Sayı
Yıl:
1964
Sayfa:
3, 7
Memleketimizi Tehidt Eden Kurtlar
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 1. Sayı
Yıl:
1963
Sayfa:
3
Bu yol nereye gider?
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 2. Sayı
Yıl:
1963
Sayfa:
3-4
Bilinmeyen Hakikatler
Dergi:
Fedai
Sayı:
1. Cilt 3. Sayı
Yıl:
1963
Sayfa:
3, 19
Hadiseler Karşısında
Dergi:
Serdengeçti
Sayı:
6. Cilt 19-20. Sayı
Yıl:
1952
Sayfa:
9
Yalan Söylüyorsun Paşa Tarihi Tahrif Etme
Dergi:
Serdengeçti
Sayı:
6. Cilt 15-16. Sayı
Yıl:
1952
Sayfa:
24