Tunus kökenli bir ailenin mahdumu olarak 1876 yılında İskenderiye şehrinde dünyaya gelen Abdülaziz Çaviş, Câmiu’l-Ezher’de ve Kahire Muallim Mektebi’nde okumuştur. Tahsilini tamamlaması için İngiltere’ye gönderilmiş ve Oxford’da Arapça hocalığı yapmıştır.
Mısır’a dönüşün akabinde Maarif Vekaleti’nde müfettiş olarak görev almış ve İngilizlere karşı olan Mustafa Kâmil'in partisine girmiştir. Devamında memuriyetten ayrılarak siyasî mücadeleye atılmıştır. Mustafa Kâmil Paşa’nın 1907’de vefatı üzerine, onun çıkardığı el-Livâ gazetesinde 1908 Mayıs’ından 1912 Şubat’ına kadar başyazarlığını sürdürmüştür. Bu dönemde öne çıkan Çaviş, iki defa gözaltına alınmıştır. İngilizlerin kendisine dair baskılarının artmasının üzerine 1912 yılında İstanbul’a yerleşmiştir.
“el-Hilâlü’l-Osmânî” adlı günlük Arapça bir gazete çıkarmaya başlamıştır. Aynı yıl bir hadiseden dolayı Mısır hükümetinin isteği üzerine tutuklanarak Mısır’a gönderildiyse de yapılan tahkikat sonucu serbest bırakılmış ve tekrar İstanbul’a dönmüştür. Aynı zamanda Mısır’da da takip edilen “el-Hilâlü’l-Osmânî” gazetesinin ülkeye girmesi yasaklanınca, “el-Hakku yalû” adıyla bir başka gazete çıkarmıştır. Bu gazetenin de Mısır’a sokulması yasaklanmıştır. Bunun üzerine, oradayken neşretmeye başladığı dinî türdeki “el-Hidâye” adlı mecmuayı tekrardan neşretmiştir.
I. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında Almanların İngiliz ve Fransızları mağlûp etmesiyle İslâm âleminin bu iki sömürgeci devletin işgal ve baskısından kurtulacağını umuyordu. Hatta İstanbul’da “el-Âlemü’l-İslâmî” adında bir mecmua neşrederek İslâm âleminin kurtuluşu meselesini anlatmaya başlamıştı. Bu arada Almanya’ya gitmiş ve orada da “Islamische Welt” adıyla bir dergi çıkarmıştır. Savaşın Almanlar aleyhine gelişmesi üzerine İstanbul’a dönmüştür. 1918’de Mondros Mütarekesi’nin görüşüldüğü günlerde, müttefiklerin İstanbul’u işgal etmeleri halinde yakalanıp öldürüleceği endişesiyle, hastalığına rağmen birkaç dostunun yardımıyla son Alman vapuruna binip birkaç aktarma ile İsviçre’ye varmıştır. İsviçre’de 1923 yılına kadar kalmış ve aynı yıl Ankara’ya dönmüştür. Şer‘iyye Vekâleti’ne bağlı Tedkîkat ve Te’lîfât-ı İslâmiyye Heyeti başkanlığına tayin edilmiştir. Ertesi sene halen ailesinin ikamet ettiği Mısır’a geçmiş ve Nezâretü’l-maârif’te başmüfettiş olmuştur. Kahire’de vefat ettiği tarihe kadar Mısır maarifini, özellikle ilköğretimi sağlam esaslar üzerine kurmak maksadıyla çalışmalar yapmıştır.
Bu arada kurulan “Müslüman Kardeşler” teşkilâtının kurucuları arasında yer almıştır. Türkiye ile olan bağlarını devam ettiren Abdülaziz, İstanbul’da tanıştığı Bediüzzaman hakkında yazılar kaleme almıştır.
Abdülaziz Çaviş, 1929 yılında Mısır’da vefat etmiştir.
Mısır’a dönüşün akabinde Maarif Vekaleti’nde müfettiş olarak görev almış ve İngilizlere karşı olan Mustafa Kâmil'in partisine girmiştir. Devamında memuriyetten ayrılarak siyasî mücadeleye atılmıştır. Mustafa Kâmil Paşa’nın 1907’de vefatı üzerine, onun çıkardığı el-Livâ gazetesinde 1908 Mayıs’ından 1912 Şubat’ına kadar başyazarlığını sürdürmüştür. Bu dönemde öne çıkan Çaviş, iki defa gözaltına alınmıştır. İngilizlerin kendisine dair baskılarının artmasının üzerine 1912 yılında İstanbul’a yerleşmiştir.
“el-Hilâlü’l-Osmânî” adlı günlük Arapça bir gazete çıkarmaya başlamıştır. Aynı yıl bir hadiseden dolayı Mısır hükümetinin isteği üzerine tutuklanarak Mısır’a gönderildiyse de yapılan tahkikat sonucu serbest bırakılmış ve tekrar İstanbul’a dönmüştür. Aynı zamanda Mısır’da da takip edilen “el-Hilâlü’l-Osmânî” gazetesinin ülkeye girmesi yasaklanınca, “el-Hakku yalû” adıyla bir başka gazete çıkarmıştır. Bu gazetenin de Mısır’a sokulması yasaklanmıştır. Bunun üzerine, oradayken neşretmeye başladığı dinî türdeki “el-Hidâye” adlı mecmuayı tekrardan neşretmiştir.
I. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında Almanların İngiliz ve Fransızları mağlûp etmesiyle İslâm âleminin bu iki sömürgeci devletin işgal ve baskısından kurtulacağını umuyordu. Hatta İstanbul’da “el-Âlemü’l-İslâmî” adında bir mecmua neşrederek İslâm âleminin kurtuluşu meselesini anlatmaya başlamıştı. Bu arada Almanya’ya gitmiş ve orada da “Islamische Welt” adıyla bir dergi çıkarmıştır. Savaşın Almanlar aleyhine gelişmesi üzerine İstanbul’a dönmüştür. 1918’de Mondros Mütarekesi’nin görüşüldüğü günlerde, müttefiklerin İstanbul’u işgal etmeleri halinde yakalanıp öldürüleceği endişesiyle, hastalığına rağmen birkaç dostunun yardımıyla son Alman vapuruna binip birkaç aktarma ile İsviçre’ye varmıştır. İsviçre’de 1923 yılına kadar kalmış ve aynı yıl Ankara’ya dönmüştür. Şer‘iyye Vekâleti’ne bağlı Tedkîkat ve Te’lîfât-ı İslâmiyye Heyeti başkanlığına tayin edilmiştir. Ertesi sene halen ailesinin ikamet ettiği Mısır’a geçmiş ve Nezâretü’l-maârif’te başmüfettiş olmuştur. Kahire’de vefat ettiği tarihe kadar Mısır maarifini, özellikle ilköğretimi sağlam esaslar üzerine kurmak maksadıyla çalışmalar yapmıştır.
Bu arada kurulan “Müslüman Kardeşler” teşkilâtının kurucuları arasında yer almıştır. Türkiye ile olan bağlarını devam ettiren Abdülaziz, İstanbul’da tanıştığı Bediüzzaman hakkında yazılar kaleme almıştır.
Abdülaziz Çaviş, 1929 yılında Mısır’da vefat etmiştir.
Esrarı Kur'an
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 187. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
179-182
Esrarı Kur'an
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 185. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
148-151
Esrarı Kur'an
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 183. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
114-117
Esrarı Kur'an
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 182. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
99-101
Nesih Bahsi -2-
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 181. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
82-83
Nesih Bahsi -1-
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 180. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
66-67
Muhkem, Müteşabil, Tevil -4-
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 179. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
50-51
Muhkem, Müteşabil, Tevil -3-
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 178. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
34-35
Muhkem, Müteşabil, Tevil -2-
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 177. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
18-20
Muhkem, Müteşabil, Tevil
Dergi:
Sebilürreşad
Sayı:
8. Cilt 176. Sayı
Yıl:
1954
Sayfa:
2-4