NURETTİN TOPÇU’DA İDEAL BİREY VE TOPLUM İLİŞKİSİ

NURETTİN TOPÇU’DA İDEAL BİREY VE TOPLUM İLİŞKİSİ

Toplumu değiştirme, topluma yön verme idealinin çeşitli tanım ve kavramlar vasıtasıyla ideoloji çeşitliliğine neden olduğu bir dönemin mütefekkiridir Nurettin Topçu. Toplumcu yaklaşımların Ziya Gökalp eliyle politik bir değer kazandığı, aynı zamanda karşıt görüş olarak da bireyi ön plana alan söylemlerin sesini yükselttiği bir ideoloji karmaşası döneme hâkimdir. Topçu’nun fikir dünyası bu oluşumların karşısında olup, Durkheim temelli insanı pasifleştiren toplumcu anlayışı ve anarşistliğe götüren bireyciliği reddederek her ikisini de temelsiz ve maceraperest bir hareket olarak niteler.

Devamını Oku
90’LARIN BİRİKİM'İNDE İSLAMCILIK TARTIŞMALARI

90’LARIN BİRİKİM'İNDE İSLAMCILIK TARTIŞMALARI

Cumhuriyet tarihindeki İslamcılık düşüncesinin ve İslamcı yayın dünyasının ilginç serüveninin takibi açısından önemli bir çalışma olarak değerlendirebileceğimiz İslamcı Dergiler Projesi (İDP) bizlere zengin bir dergi kataloğu sunmasının yanı sıra 20.yüzyılda yaşanan İslamcılık tartışmaları için de başvurabileceğimiz önemli kaynaklar sağlamaktadır. Ancak bu tartışmaların yaşandığı metinler sadece İslamcı dergilerle sınırlı kalmayarak farklı ideolojilere mensup yayınlarda da karşımıza çıkmaktadır. Bu satırların odak noktası da doksanlı yıllarda sosyalist bir kültür dergisinde yaşanan İslamcılık merkezli tartışmalar olacaktır.

Devamını Oku
Nurettin Topçu’nun Demokrasi Anlayışı

Nurettin Topçu’nun Demokrasi Anlayışı

Âlimden çok cahilin, faziletli kişilerden çok şahsi menfaat düşkünü bireylerin bulunduğu bir yerde çoğunluğun oyuyla seçilenler nefislerine düşkün kişiler olacaklarından dolayı toplum içinde haksızlıklar ve kötülükler kendilerini göstereceklerdir. Demokrasinin temelinde eşitlik ve hürriyet yatmaktadır. Ancak yeryüzündeki tüm insanlar mutlak anlamda eşit değildir. Ayrıca liberal sistemin kendisi eşitliği çiğnemiştir. Demokrasinin dayandığı hürriyet ise ruhi ve ahlaki hürriyeti baz almamıştır.

Devamını Oku
Fener Rum Patrikhanesi Yahut Osmanlı’nın İnkırazı?

Fener Rum Patrikhanesi Yahut Osmanlı’nın İnkırazı?

Ortodoks Hristiyanlar için dünya üzerindeki önemli merkezlerden birisi olan Fener Rum Patrikhanesi’nin İslamcı Dergilerdeki serüveninin incelendiği bu yazıda 1958-1979 yılları arasında yayımlanan toplam 14 haber incelenmiştir. Bu haberlerin ortak özelliği Patrikhanenin ilk dönemlerinden son zamanlarına kadar Osmanlı Devleti’ni yıkmak için Rumlara verilen desteğin merkezinde olarak görülmesidir.

Devamını Oku
Nobel Ödülleri Yahut İdeolojik Armağan?

Nobel Ödülleri Yahut İdeolojik Armağan?

İslamcı Dergilerde Nobel ödüllerine yönelik olarak bakış açısını genel olarak Nobel ödüllerinin siyasi ve ideolojik anlamı oluşturmaktadır. Nitekim, dergi yazarlarına göre verilen ödüllerin hep aynı fikir ve düşüncenin propagandasını yapan kişilere verildiği ifade edilmiştir.

Devamını Oku
Masonluğun Algı Biçimi: Büyük Doğu Örneği

Masonluğun Algı Biçimi: Büyük Doğu Örneği

Özgürlük çerçevesinde Hıristiyanların çok fazla içki tüketmeleri sağlanarak uyuşturulmaları, casus öğretmen ve mürebbiye asalak misali eğitilmeleri, aptallaştırılmalarının sağlanması hedeflenmiştir. Kendilerine parola olarak “kuvvet ve riya”yı seçen masonlar kendilerine körü körüne itaat eden halkı olan bir devlete sahip olmayı tahayyül etmektedirler.

Devamını Oku
Sebil Dergisi’nde Laiklik Tartışmaları

Sebil Dergisi’nde Laiklik Tartışmaları

Bu durumda din işleriyle uğraşanlar İslam’ın buyruğuna göre mi hareket edecekler yoksa bağlı oldukları makama göre mi? Yazar, laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ise laiklik nerede, diye sorar. Şeriat’ın verdiği hükümler sadece Müslümanları ilgilendiriyorsa laik olan bir devlet niye din alanına müdahale etmektedir. Laik bir devletin DİB diye kurumu kurmasının Müslümanları aldatmaya yönelik olduğu vurgulanır.

Devamını Oku
Kanlı Münih Olimpiyatları

Kanlı Münih Olimpiyatları

Bir koşucu “ Ben zamanımı doldurdum, büyüklerim beni zorladığı, koşmamı istedikleri için koşuyorum derken bir diğeri “belki ben 15. gelebilirim” diyorsa; bisikletçiler başarı için değil de tecrübe kazanmak için yarıştıklarını ifade ediyorlarsa Münih olimpiyatlarına katılan kafilenin aslında bir spor kafilesi değil de bir turist kafilesi olduğu anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
İslamcı Dergilerde Yılbaşı Tartışmaları

İslamcı Dergilerde Yılbaşı Tartışmaları

Yaklaşık iki ay önce idrak ettiğimiz yeni miladi yılın bize hatırlattıkları ya da hatırlatmadıkları bu konu üzerine düşünen ve yazan müellifleri akla getirmektedir. Bu yazıların İslamcı Dergiler’deki akisleri ise gerçekten ilgi çekicidir. 1925 yılından başlayarak 1981 yılına kadar muhtelif mecralarda yılbaşı hakkında yayınlanan bu yazılar tarihi süreçteki İslamcı Dergiler’in bakış açısını yansıtması bakımından oldukça önemlidir.

Devamını Oku
Cemil Meriç’in Kaleminden Bazı Portreler

Cemil Meriç’in Kaleminden Bazı Portreler

Cemil Meriç, “Bu Ülke”nin düşünce dünyasıyla ilgilendi. Nev-i şahsına münhasır duruşunu hep korudu. “izm’ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir” diyerek ideolojileri eleştirdi. Kendi irfanımızdan ve umran’ımızdan beslenmemiz gerektiğine inandı. “Bu Ülke”nin insanına ben idrakini hatırlattı.

Devamını Oku
İslamcı Dergilerde Eurovision Şarkı Yarışması

İslamcı Dergilerde Eurovision Şarkı Yarışması

İslamcı Dergiler, Türkiye kültür ve yayıncılık tarihinde zengin bir birikimi temsil ediyor. İslamcı Dergiler Projesi kapsamında çok sayıda dergi taranıp araştırmacıların hizmetine sunuldu. Biz de bu yazımızda Türkiye’nin ilk defa 1975 yılında katılmış olduğu Eurovision şarkı yarışmasına İslamcı dergilerdeki yazarların nasıl tepki verdiklerini ortaya koymaya çalıştık.

Devamını Oku
Bir Portre: Niyazi Berkes ve Çağdaşlaşma

Bir Portre: Niyazi Berkes ve Çağdaşlaşma

1908 yılında Kıbrıs’ta dünyaya gelen ve sonrasında İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe eğitimi gören Niyazi Berkes hayatının ilerleyen aşamalarında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi’nde Sosyoloji üzerine araştırmalarına devam etmiştir. Her ne kadar 1945 yılında Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde görev yapmaya başlasa da dönemin şartları gereği “komünizm tehlike”si gündemdedir. Bu süreçte Berkes de “komünist” olduğu iddiasıyla karşı karşıya kalır ve 1952 yılında Kanada’ya gider.

Devamını Oku